Atatürk’ün İran’ın Son Kaçar Şahı Ahmed’e Askeri Yardım Teklif Ettiği İddiası

İranlı diplomat Anuşirvan Sipahbudi, hatıratında Atatürk'ün İran'ın son Kaçar Şahı Ahmed'e Kaçarlar Türk olduğu için askeri yardım teklif ettiğini Tevfik Rüştü Aras'ı kaynak göstererek iddia ediyor. İddianın doğruluğunu gösterecek maddi bir delil yokken, şüpheye sebep olacak ise çok şey var. Birincisi, Rıza Pehlevi "inkılapçı" ve o sırada "cumhuriyetçi" idi, Türkiye

BİR AMERİKAN GAZETESİNE GÖRE ABDÜLHAMİD: ADINI MERMİYLE DUVARA YAZAN PADİŞAH

II. Abdülhamid'in hal'inden kısa süre sonra 4 Mayıs 1909'da dünyanın öbür ucunda Amerika'nın Oregon eyaletindeki Corvallis Daily Gazette'de [s. 4] James A. Edgerton adlı muharrir tarafından Abdülhamid hakkında bir makale kaleme alınmış. Aşağıda tarafımdan tercümesini derc ettiğim bilgilerin çoğu şaşırtıcı biçimde doğrudur. Kızlarının ve doktorunun hatıratı ile mukayese edilebilir. Malumatın kaynağının kim

Seni Anlatır

Şiirlerim sanadır anla artık bakıp da, Her kelamda sen varsın zahir seni anlatır. Fıtratından belalı gözlerinden akıp da, Kadehime mey olan zehir seni anlatır. Zehir dolu kadehten ben bir kere içince; Dağlarda kar eriyip, yine çiçek açınca; Bana bir haller olur senin adın geçince, Hecelerim süslenir, şiir seni anlatır. Emir etsin vereyim ne istersen şahıma, Bir yanlışlık edersem bakmasın

12 Eylül’e Sitem

Kolum, kanadım diyordum Sevdalanıp gidiyordum. "Yurdum" diye seviyordum, Yurdum, felaketim oldu. "Türküm!" dedim. Türk'ü sevdim. Öğünen bir koca devdim,  Volkandım, alev alevdim, Kordum, felaketim oldu. Kimisi Rus, kimisi Çin... Uşağıydı, dedim "niçin?" Bayrağıma selam için, Durdum, felaketim oldu.  Vatan millet idi tasam, Çiğnenmişti anayasam!  Vuracaklardı, vurmasam.. Vurdum, felaketim oldu.  Neyim varsa birer birer,  Tutup çarmıha gerdiler, Bozkurduma "it"dediler, Kurdum, felaketim oldu.  Bu ahlaksız dubaraya,  Tarih mim koysun buraya. Eylül Darbesi'ni hayra,  Yordum, felaketim oldu.  Gönlümün yiğit beğiydi,  Gözlerimin bebeğiydi. Ona da mı nazar

TİMUR ile HÂFIZ-I ŞÎRÂZÎ

Büyük şâ’ir Hâfız ile Temür hakkında anlatılan meşhûr bir hikâye vardır. Hikâye Devletşâh tezkiresinde şöyle anlatılmaktadır: “Hâce çok lâtifeci ve zarif idi. Ondan birçok latifeler rivayet olunur. Birisini burada zikretmek lâzım geldi. Hikâye ederler ki, Emir Timur Gürgân yediyüzdoksanbeşte Fars’ı zaptettiği ve Şah Mansur’u öldürdüğü vakit, Hâce Hafız hayatta idi. Bir

Atsız’ın Âdile Ayda’ya mektubu

Hüseyin Nihâl Atsız'ın, 22 Şubat 1975'te vefat eden Nejdet Sançar için başsağlığı dileklerinde bulunan Âdile Ayda'ya yazdığı mektubu istifadenize sunuyoruz. Mektup, Yücel Hacaloğlu'nun Ötüken Neşriyat'tan çıkan ''Atsız'ın Mektupları'' adlı kitabından alınmıştır.   ''Muhterem Âdile Ayda Hanım, Vefalı dost mektubunuz bana, bu kalabalığın içindeki yalnızlıkta, bir deste teselli oldu. Hiçbir şeyi yokken, birkaç saat

ULUSAL KÜLTÜR MÜ “TUHAFSAL” KÜLTÜR MÜ?

Türk arkeolojisinin doğasında ne yazık ki özellikle Türk hümanistlerinin Türk tarihi konusundaki bilgisizliğinden ve “ulusal kültür” konusuna eğilirken ortaya koydukları bakış açısından kaynaklanan bir sakatlık söz konusudur. Anadolu’da yaşayan bütün uygarlıkları ayrılmaz bir bütün, Asya’dan gelen Türk ırkını da bu bütün içinde dönüşüp kozmopolitleşmiş ve ona dâhil olmuş bir karışım

Dilruba

Dayanamam ayrılığın derdine, Ölümümü seziyorum Dilruba.. Yemin olsun dört kitabın dördüne, Sensiz; senle geziyorum Dilruba..   Seni yad ederim gurbet illere, Selam olsun sana esen yellere, Adın namusumdur vermem dillere, Yüreğime yazıyorum Dilruba..   Leyla Mecnun muradına erdi mi? Ümitsizlik işgal etti yurdumu, Gelip sana diyemedim derdimi, Ben de bana kızıyorum Dilruba..   Hiç inanma şu cihanın varına. Bugün olan belki yoktur yarına. Zevkli görüp girdim dünya

Medine’de Muhammed Türkistan’da Hoca Ahmet

          Ulu Türkistan coğrafyasında; Hazret Sultan, Piri Türkistan ve Ahmed-i Sani olarak bilinen Türk-İslam dünyasını ve Anadolu’yu ilmek ilmek işleyen Pirimiz Hoca Ahmet Yesevi’ye ve erenlerine selam olsun… Hazret Sultan, Batı Türkistan'ın Sayram şehrinde dünyaya gelip, din büyüğümüz, mutasavvufumuz, şairimiz ve yol göstericimiz olmuştur. Buhara'da Hz. Muhammed ahlakıyka ahlaklanmış, İslamiyeti gerek

Hayalin

Sevdiğim, bir türkü çalar radyoda. Gözlerimden yaşlar boşar hayalin. Tütün dumanıyla puslanır oda, Dumanında dağlar aşar hayalin. Hasretinle bir bir solarken güller, Değişti mevsimler değişti yıllar, Şimdi asfalt oldu çiçekli yollar, Görse inanamaz şaşar hayalin. "Unutsun" demişsin.. Eyvallah, peki.. Unutmak o kadar kolay mıydı ki? Özlemin büyütür ve içimdeki, Efkar denizine taşar hayalin. Sarıp sarmalamaz gayrı kolların, Ahh.. kıyamadığım narin ellerin. Duydum ki olmuşsun

Yukarı